Archive for Kasım, 2010

Kasım 30, 2010

domatesler ve gokkusagi

Bir baslayinca da duramiyor insan. Asagidaki fotografta, benim henuz yesillerken cekebildigim ve kizardiklarini goremedigim ilk domateslerim var. Rein gorebildi ve dalindan koparip tadabilme firsati buldu. Ssagolsun bana da kalan son uc domatesi gelirken getirdi (onlarin fotografi yok, cekirdeklerini cikarip afiyetle yedikten sonra aklima geldi). Cekirdekleri kurutup, bu sene de Ankara’da deniycem ekmeyi.

Konuyla alakasi yok ama bu da gecen gun evimizin penceresinden cektigim gokkusagi. Gokkusaginin bittigini dusundugum yere gittim, kazdim kazdim bir sey bulamadim.

Reklamlar
Etiketler: , ,
Kasım 30, 2010

Yasasin Civanpercemi ve Scilla siberica soganlarim

Yahu benim bir blogum varmis ve onu guncellemek icin aylardir kilimi bile kipirdatmamisim ben. Ne kadarrr ayip… Aslinda bir suru bahane siralayabilirim bunun icin ama sanirim tek ve en gecerlisi ‘ kafam cok karisikti ve duzene sokamadigim milyonlarca dusunceyle  icimden yazi yazmak gelmedi bir turlu’ olacak. Oysa ne  hayaller kurmustuk blogum ve ben. Neler neler yazip, teshir edecektik burada.

Kendi bloguma yazamiyor olmam, sevdigim baska bloglari takip etmiyorum anlamina gelmiyor tabii. Takip ettiklerim arasinda oyle guzelleri var ki, keske hergun yazsalar ben de okusam diyorum. Bunlardan biri de Dogayi Kesfederken blogu. Kendilerine ait (yine cok guzel ve faydali) bloglari olan bir kac hatun kisi biraraya gelerek, ciceklere, agaclara, kuslara kisacasi dogaya duyduklari amator ilgi, sevgi ve heyecani  ve bu sayede edindikleri bilgileri paylasiyorlar ortak bloglarinda. Ortaya da okurken keyif veren cok guzel yazilar cikiyor boylece. Gecenlerde, bu gruptan Evren bir bilmece sordu blog takipcilerine ve ilk bilene odul olarak iki Scilla sogani verecegini duyurdu. Oldukca zor bir soruydu dogrusu (bir cicegin yakin cekim fotografina bakarak hangi ture ait oldugunu tesbit etmemizi istedi Evren) ama yarismaya son gun katilan bendeniz gozunun biryerden isirdigi ciceklerin hangi ture daha dogrusu cinse (bkz. tur konusunda kesin bir cevap vermekten daima kacinan Madwort) ait oldugunu ufak bir arastirmadan sonra buldum ve odulun sahibi oldum! Uzun bir yolculuk ardindan elime gecen Scilla siberica soganlarini, Evren’in tavsiyesiyle, hemen bir saksiya diktim (bana gelmeden once uc vermeye baslamislardi bile). Sabirsizlikla bekliyorum buyumelerini. Dogayi Kesfederken blogunun sahiplerine soz verdigim gibi de, gelisimlerini duzenli olarak burada paylasmayi planliyorum. Simdilik elimde asagidaki fotograflar var:

Scilla siberica‘lar actiklarinda asagidaki gibi olacaklar (yani umarim o asamaya kadar gelebilecekler). Bu fotografi Munih’de bir parkta cekmistim. Ama aslinda Scilla cicekleri ile ilk tanismam Kars yakinlarinda yuksek bir yaylada olmustu. Bir Scilla tarlasinin icine dusmustuk o gun. Sanki masmavi bir ruya gorur gibiydim ve hic uyanmak istememistim dogrusu. Etrafimizi saran binlerce mavi cicek, o gun nasil sasirtmis ve mutlu etmisti sadece isini yapmaya odaklanmis ciddi muhendis beyinleri. Ama asagidaki fotografa bakinca, buna hakki var sanirim.