Posts tagged ‘Erik’

Ağustos 8, 2010

Arayicilik – Toplayicilik – Afiyetle Yiyicilik

Gecen gun ormanda gezerken iki erik agaci kesfettim. Birinin dallari erikleri tasiyamadigi icin iyice bukulmustu. İsin guzel yani erikler tam olgunlasmadigi icin (bizim bahar geldigi zaman kisa bir sure icin bulup-yiyebildigimiz can erikleri kadar olmasa da) eksimsi ve serttiler. Bunun beni ne hale getirdigini suradaki yazidan daha kolay anlarsiniz eminim. Erikleri kesfimle beraber, yuruyuslerim sirasinda yol kenarinda olgunlarini bulup tek-tuk agzima attigim bogurtlenlere yeni bir meyve daha katildi. Artik yuruyus yolumun hep o erik agacinin oldugu yerden gectigini soylememe gerek yok herhalde (hatta bazen gidis – donus). Bu agac bana universite yillarinda yilin belirli donemlerinde belirli noktalarina arkadaslarla yaptigimiz ziyaretleri hatirlatti. Kampuste nerde, ne zaman hangi meyveyi yiyebilirsiniz bize sorabilirdiniz. Karadut, can erigi, cagla, elma, armut vb. agaclari butun comertligiyle bize meyvelerini sunardi kampuste. Bazen yeni agaclar da kesfeder, meyvesi toplanacak agaclar listemize eklerdik onlari. Toplama derken yanlis anlasilmasin buyuk miktarlarda bir toplama ve eve tasimadan bahsetmiyorum ben. Biz agacin hemen altinda meyvesini tuketmeyi tercih ettigimizden toplama isini abartmamaya ozen gosterirdik ki bizim disimizda canlilar da beslenebilsin bu meyvelerden.

Meshur erikler

Uzerinde karinca varken yemeyin bogurtleni, tadi hic guzel olmuyo

Simdi meyve toplayiciligi konusuna girmisken gecenlerde bu konuda okudugum bir yaziyi da paylasmak istedim burda. Arayicilik (ingilizce Foraging) diye bir hobi varmis aslinda. Hatta Ingiltere’de kurslar bile veriliyormus dogada yenilebilir ot, meyve, tohum, mantar vb. aranip, toplanmasi ve bunlarin tuketilmesi konusunda. Simdi diyeceksiniz bunu zaten Turkiye’de cogu koyde yapiyor bizim teyzeler-amcalar. Cogu zaman mevsimine gore topladiklarini pazarlarda da satiyolar. Yukarida da anlattigim gibi aslinda farkinda olmadan ben ve birkac arkadasim (ODTU’de okuyan cogu insan yapar) da yapiyorduk bu isi buyuk bir keyifle. Bu hobiyle ilgili kurslar duzenleyen amcaya (John Wright) gore, dogada arayilicilik ve toplayicilik bir cesit terapiymis. Bunun temelde yatan nedeni ise yaklasik 2 milyon yil once yasayan ve tarimin kesfiyle (yaklasik 10.000 yil once) yerlesik duzene gecen avci-toplayici atalarimizdan kalan icgudulerimiz. Bu icgudu yiyecegimizi ararken butun dertlerimizden tasalarimizdan uzaklasip yaptigimiz ise odaklanmamizi sagliyor. Eski caglarda toplayicilik isini ustlenenlerin ailenin disileri oldugunu gozonune aldigimizda, gunumuzde kadinlarin alisveris yaparken kendilerinden gecmesi ve aradiklari birseyi bulduklarinda odullendirilmis hissetmeleri de bununla baglantili olsa gerek. Yaziya gore arayici-toplayici olmak icin cok fazla malzemeye ihtiyac yokmus. Ama ne aradiginizin bilincinde olmaniz (zehirli mantar ve bitkilere dikkat etmek), toplarken asiriya kacmamaniz ve topladiginiz bitkilere ve cevrelerine en az zarari vererek bu isi yapmaniz onemli. Iyi de sehirde yasiyoruz, biz nerden bulucaz yiyebilecegimiz dogal bitki ve meyveleri diyebilirsiniz ama merak etmeyin dikkatli bakarsaniz sehirlerde bile toplanacak bir seyler bulabilirsiniz. Ama dikkatli olun  kendi elleriyle dikip, buyuttugu, gozu gibi baktigi kayisi agacindan meyve topladiginizi goren aksi bir teyzeyle de karsilasabilirsiniz her an (cocukluk hatirasi)

Konuyla ilgili daha detayli bilgi almak isterseniz linkler asagida:

http://meyvelitepe.typepad.com/meyvelitepe/2008/09/aray%C4%B1c%C4%B1.html

http://www.wild-food.net/page/home

http://www.mvtimes.com/2008/05/15/calendar/russell-cohen.php

Reklamlar
Mayıs 27, 2010

Can erigi’nin yaptiklari

Evet bildiginiz su yesil, eksi sulu ve kucuk meyveden bahsediyorum. Hani adini duydugunuzda ya da gordugunuzde agizda limon etkisi yaratan. Ne yapmis olabilir diye dusunuyorsaniz cevabini vereyim hemen: Bende vucuduma siringalarla serotonin hormonu yuklenmis etkisi yaratti, yani mutlu etti. Olay soyle gerceklesti…

Gecen hafta Rein simdi asil benim olmam gereken sehre, Ankara’ya is seyahatine gitmisti. Beni ise acilen teslim etmem gereken yarim bir rapor, sifir motivasyon ve gunesin kendini gostermemekte gereksiz yere israr ettigi igrenc bir havayla basbasa birakmisti. Ustune ustluk patronum kizgin oldugunu belirtmek icin emaillerinde bana ismim yerine ismimin basharflarini kullanarak hitap etmeye baslamisti. Gulmeyin bu ciddi bir uyaridir (O bana MW demeye baslayinca anliyorum ki bir sorun var, birseye bozulmus yine patronum ve bunun acisini cikartmasi yakindir. Ote yandan bir mailin icinde gereginden fazla tesekkur kullaniyor olmasi da ‘ en son yaptigin is cok iyiydi, eline saglik ya da ‘dikkat! biliyorum is tanimina girmiyor ama yapsan harika olur bir is gonderiyorum, hazirlan’anlamina geliyor. Ne kadar seviyeli bir iliski degil mi? ). Neyse, anliycaniz bunalimin diplerinde geleneksel bir gezintiye cikmistim ben yine.

Bu sirada, bir arkadasimla burdaki Turk marketlerden birine gidip alisveris yapmaya karar verdik. Ben biraz erken gittigim icin Turk marketlerinin oldugu cadde uzerinde yavas yavas yuruyerek kapi onlerine yigilmis sebze-meyve tezgahlarini incelemeye basladim. Ve iste eriklerle ilk karsilasmam boyle gerceklesti. Ben gozbebeklerim heyecandan iki kati buyumus (heyecanlaninca %45 buyur derler, bu da ek bir bilgidir, dursun zarar etmez) ve agzimin kenarlarindan akan sulari silmeye calisirken, eriiiiiiiiiiikk diye kucuk desibelli bir cigligi basmistim gayri ihtiyari. Neyseki sadece manav sorumlusu amcayla yanimdaki teyzenin dikkatini ceken ve hemen birakan bu asiri heyacan halimi kontrol altina alip ‘Sakin ol kizim hemen saldirma eriklere, bak cok da taze gorunmuyolar hatta bazilari porsumus hafiften’ diyerek kendimi baska marketlerde daha tazeleri olacagina inandirip ayrildim tezgahin basindan. Arkadas gelince birlikte baska bir markete dogru yola ciktik. Erik heyecanima onu da ortak edip, gonlumun eriklerini aramaya basladim market market. Ve sonunda bulduk onlari. Alabilecegimiz kadar erik alip, diger ihtiyaclari da karsiladiktan sonra eve yollandik. O aksam arkadasin evinde kaldigim icin kibarliktan pek dokunamadigim eriklerin tamamini ertesi gun evde bir oturusta yedim tabii.

Simdi ‘e bu muydu yani’ diyeceksiniz. Eriklerin ilahi bir gucle yarim raporumu bitirttigini ya da Munih semalarinda gunes actirttigini soylememi beklemiyodunuz umarim. Mutlu oldum iste. 2005 yazindan beri yiyemedigim can eriklerini kendimden gecmis bir sekilde yerken hayat oyle guzel gorundu ki gozume, ‘koyver gitsin, raporum biter, patronum yine bol tesekkurlu mektuplar yazar, ben bir yolunu bulur giderim sehrime, sevdiklerime yakinda ve Munih’de de gunes acar bugun olmasa da yarin birgun mutlaka, dert ettigin seye bak’ dedim kendi kendime.

Yaziyi bitirmeden ekliyim, birazdan erik almak icin evden cikicam, umarim cok gec kalmamisimdir. Erik mevsimi gecince ne yapacaksin diye soracak olursaniz, ‘Hayat surprizlerle dolu’ diyerek klise klise bitiricem yazimi ben de.

Etiketler: , ,