Archive for Haziran, 2010

Haziran 29, 2010

Eklemeden duramadim

Yeni fotograf rehberim…

Haziran 19, 2010

Organik Tarim (Ekolojik – 2)

Gecen hafta okudugum bir kitaptan bahsedip, kitabin  organik tarim alt basligini ozetlemeye calismistim biraz. O konuyla ilgili, yine kitaptan, biraz daha bilgi aktarmak istedim size.

Organik yiyecekler daha mi sagliklidir?

4 yillik bir arastirmanin 2007 yilinda yayinlanan sonuclarina gore organik urunler endustriyel olarak uretilenlere oranla %40 daha fazla antioksidan* iceriyormus. Bunun yanisira  organik urunlerde demir ve cinko gibi mineraller de yuksek seviyelerde bulunmaktaymis.

Ancak kitaba gore organik urunleri destekleyici sonuclara varilan arastirmalarla bunun aksine sonuclara ulasan ( yani aslinda organik ve organik olamayanlar arasinda cok az yada  hic fark olmadigini gosteren) arastirmalarin oranlari birbirine esit. Organik gidanin daha saglikli oldugunu gosteren kesin ve net bir sonuc yok henuz.

Organik urunler icin kabul edilen en genel ozellik icerdikleri pestisit kalintisi miktarinin diger organik olmayan urunlere oranla daha az olmasi. Resmi kurumlarin verdigi  tavsiyelere gore organik olmayan urunlerin uzerindeki ya da icindeki pestisit miktari insanda zarara yol acmayacak derecede az. Ote yandan organik urunleri destekleyenlerin cikis noktasi ise bu kimyasallarin etkilerinin herbirinin ayri ayri  test edildigi ve  farkli yiyeceklerden gelen kimyasalllarin vucudumuzda birarada sindirildigi zaman ne cesit bir etkiye yol actiklari konusunda elimizde bir bilgi olamamasi.

Burada bir parantez acip,   tuketici acisindan organik gida tercihini hangi sebeplerin belirledigini gosteren arastirma sonuclarini veriyor kitap. Arastirmaya gore (The Hartman Group, 2006), organik gida tuketicilerinin saydiklari sebepler:

%66  saglikli ve besleyici gidalar almak istemeleri,

%38 organik gidalar daha lezzetli olduklari icin,

%30 gida guvenligi ve

%26 cevresel etkileri acisindan

Aslinda ekolojik acidan ele alindiginda organik gida uretimi ve tuketiminin daha faydali  oldugu yapilan arastirmalarla desteklenmis olsa da, tuketicinin cevre konusuna gosterdigi hassasiyetin kendi sagliklari icin gosterdikelrine oranla oldukca az  oldugu ve bu konuda hala epey mesafe katedilmesi gerektigi goruluyor.

Bir de organikler saglikli midir sorusuyla iliskili olarak kitaptan  baska bir arastirma sonucunu kisaca veriyorum  (Danish Institute of Agricultural Nutrition):

Organik sut:

%50 daha fazla E vitamini

%64 daha fazla Omega 3 ve

%75 daha fazla beta-karoten*

iceriyormus.

*Antioksidan: Kanser ve kalp hastaliklarina karsi koruyucu madde.

*Beta Karoten: A vitamininin oncul maddesi. Yiyeceklerle alinip,  vucutta depolanir ve gerektiginde A vitaminine donusturulur. Meyve ve sebzelerde (brokoli, ispanak, havuc, marul, kavun vb. ) bol bulunur.

Konu ilginizi cekerse turkce kaynak olarak buralara da bir bakabilirsiniz:

http://tr.wikipedia.org/wiki/Organik_tarım

http://www.organikpazar.com/

Kaynak:

Joanna Yarrrow (2009). Eco-Logical; Join the debate! – all the facts and figures, pros and cons you need to make up your mind . DBP, London.

Foto 1 ve Foto 2http://www.freedigitalphotos.net/

Haziran 14, 2010

Is-guc halleri

Gecen hafta benim patron e-posta atmis:

‘Madwort yeni cevre muhendisi aldik sirkete. Simdilik is gelistirmede caliscak sonra yavas yavas projelere alicaz dedi’.

Iyi eyvallah, cok sevindim falan dedim ben. Cidden sevindim is yukum azalir belki diye (bir umut tabi). Daha ustunden iki gun gecmedi, yeni bir proje geldi.Patrondan da e-posta:

‘Sevgili Madwort/Yaya (kizin adini degistirdim burda, sonra neden bu ismi verdigimi anlarsiniz), yeni proje geldiiii…. Siz simdi aranizda konusun anlasin bana sali gunune kadar bir plan cikartin, kim-ne yapacak projede gosterin. MW sen bu konuda deneyimlisin, isigi da sen tut (yol gosterme babinda)’  falan diye. Ohh dedim, e iki gun once proceye daha girmiycek diyodun. Bir de topu bana atti pat diye. Ben nerden bileyim kiz ne kadar deneyimli, ne yapabilir, ne yapamaz. Hic bisey yok. Neyse ben de Yaya hanima yazdim ve  kisaca ben pazar gunu bir plan yapar  yollarim, onun uzerinden gideriz dedim.

Kiz da ‘ ah tamam, bekliyor olacagim’ dedi kibar kibar.

Oturdum Cuma-Cumartesi gunu plani hazirladim ve kiza e-posta attim; ‘Yapabileceklerini isaretledim, geri kalanlari da ne yapacagindan emin olamadigim icin sana biraktim. Karar ver, sonra da bana gonder’ diye.

Hatun, ona bilgisi olsun yazdigim herseye cevap vermis (sormadigim halde) ama sorularimin ikisine de tik yok. Kendimi boyle bascavusun esegi gibi falan hissettim. Yahu dakka bir gol bir olmaz ki ama. Tamam yapamiycaksan, yapamiycan isleri adam gibi soyle, ‘ben bunlari yapamam, yeniyim, tecrubesizim’  de. Plan cok guzel olmus da ama  benim de belirttigim gibi sonra bazi seyler degisebilirmis de vs. vs.. Ben onu mu sordum kizim sana yaaa? Boyle vermis politik cevabi, cekilmis. Bi de uzaktran olunca da zor tabi, soyle kizla gozgoze gelseydim bir, belki melek gibi bisey ama yazdiklari pek oyle hissettirmedi maalesef. Anliycan yandim ben. Arkadasla daha isimiz var bizim.

Ne dedikodu ettim ama ahaha. Dur bakalim zaman ne gosterecek 🙂

Kaynak: Scott Adams / Dilbert  (http://www.radikal.com.tr/)