Archive for Mayıs, 2010

Mayıs 27, 2010

Can erigi’nin yaptiklari

Evet bildiginiz su yesil, eksi sulu ve kucuk meyveden bahsediyorum. Hani adini duydugunuzda ya da gordugunuzde agizda limon etkisi yaratan. Ne yapmis olabilir diye dusunuyorsaniz cevabini vereyim hemen: Bende vucuduma siringalarla serotonin hormonu yuklenmis etkisi yaratti, yani mutlu etti. Olay soyle gerceklesti…

Gecen hafta Rein simdi asil benim olmam gereken sehre, Ankara’ya is seyahatine gitmisti. Beni ise acilen teslim etmem gereken yarim bir rapor, sifir motivasyon ve gunesin kendini gostermemekte gereksiz yere israr ettigi igrenc bir havayla basbasa birakmisti. Ustune ustluk patronum kizgin oldugunu belirtmek icin emaillerinde bana ismim yerine ismimin basharflarini kullanarak hitap etmeye baslamisti. Gulmeyin bu ciddi bir uyaridir (O bana MW demeye baslayinca anliyorum ki bir sorun var, birseye bozulmus yine patronum ve bunun acisini cikartmasi yakindir. Ote yandan bir mailin icinde gereginden fazla tesekkur kullaniyor olmasi da ‘ en son yaptigin is cok iyiydi, eline saglik ya da ‘dikkat! biliyorum is tanimina girmiyor ama yapsan harika olur bir is gonderiyorum, hazirlan’anlamina geliyor. Ne kadar seviyeli bir iliski degil mi? ). Neyse, anliycaniz bunalimin diplerinde geleneksel bir gezintiye cikmistim ben yine.

Bu sirada, bir arkadasimla burdaki Turk marketlerden birine gidip alisveris yapmaya karar verdik. Ben biraz erken gittigim icin Turk marketlerinin oldugu cadde uzerinde yavas yavas yuruyerek kapi onlerine yigilmis sebze-meyve tezgahlarini incelemeye basladim. Ve iste eriklerle ilk karsilasmam boyle gerceklesti. Ben gozbebeklerim heyecandan iki kati buyumus (heyecanlaninca %45 buyur derler, bu da ek bir bilgidir, dursun zarar etmez) ve agzimin kenarlarindan akan sulari silmeye calisirken, eriiiiiiiiiiikk diye kucuk desibelli bir cigligi basmistim gayri ihtiyari. Neyseki sadece manav sorumlusu amcayla yanimdaki teyzenin dikkatini ceken ve hemen birakan bu asiri heyacan halimi kontrol altina alip ‘Sakin ol kizim hemen saldirma eriklere, bak cok da taze gorunmuyolar hatta bazilari porsumus hafiften’ diyerek kendimi baska marketlerde daha tazeleri olacagina inandirip ayrildim tezgahin basindan. Arkadas gelince birlikte baska bir markete dogru yola ciktik. Erik heyecanima onu da ortak edip, gonlumun eriklerini aramaya basladim market market. Ve sonunda bulduk onlari. Alabilecegimiz kadar erik alip, diger ihtiyaclari da karsiladiktan sonra eve yollandik. O aksam arkadasin evinde kaldigim icin kibarliktan pek dokunamadigim eriklerin tamamini ertesi gun evde bir oturusta yedim tabii.

Simdi ‘e bu muydu yani’ diyeceksiniz. Eriklerin ilahi bir gucle yarim raporumu bitirttigini ya da Munih semalarinda gunes actirttigini soylememi beklemiyodunuz umarim. Mutlu oldum iste. 2005 yazindan beri yiyemedigim can eriklerini kendimden gecmis bir sekilde yerken hayat oyle guzel gorundu ki gozume, ‘koyver gitsin, raporum biter, patronum yine bol tesekkurlu mektuplar yazar, ben bir yolunu bulur giderim sehrime, sevdiklerime yakinda ve Munih’de de gunes acar bugun olmasa da yarin birgun mutlaka, dert ettigin seye bak’ dedim kendi kendime.

Yaziyi bitirmeden ekliyim, birazdan erik almak icin evden cikicam, umarim cok gec kalmamisimdir. Erik mevsimi gecince ne yapacaksin diye soracak olursaniz, ‘Hayat surprizlerle dolu’ diyerek klise klise bitiricem yazimi ben de.

Reklamlar
Etiketler: , ,
Mayıs 27, 2010

Tema Vakfından Duyurulmuştur…

Yeryüzünün aldığı yağmur oranı 10 yıllık aralıklarda artar. Bu sene (2010) dünyanın periyodik olarak en çok yağmur alan yıllarından biri olacak, bu nedenle yediğiniz kayısı, şeftali, kiraz, vişne, karpuz, kavun, erik vb. meyvelerin çekirdeklerini lütfen çöpe atmayın, hele çöp poşetlerine ASLA hapsetmeyin. Mümkünse herhangi bir yerde toprağın 10 cm altına gömün. Üzerine de bir bardak su dökün.

Gömme imkanınız yoksa bi poşette bu çekirdekleri biriktirip yanınıza alın ( yada arabanıza koyun) arsa, tarla, toprak yol kenarı, yamaç gibi toprağı gördüğünüz alanlara bu çekirdeklerinizi savurun, korkmayın bu çevre kirliliği değildir aksine çevre için yeni hayattır. Doğa hemen o yeni çekirdekleri kucaklar ve besler…

Yapacağınız en kötü hareket çekirdekleri poşetlere hapsetmektir ! Bunu yapmayın ve yaptırmayın.

Yapılan çalışmalarda doğaya başıboş atılan yada dikilen bu çekirdeklerin en az yarısının yeşerip ağaç veya bitki olduğu kanıtlanmış.
En büyük israflardan birisi meyve çekirdeklerinin çöpe atılması, ülkemiz adına küçümsenemeyecek büyük bir servet…
Daha yeşil bir ülke için, daha temiz hava için, toprak kaymasını önlemek ve yeni nesillerimize yeşil bir dünya bırakmak için hep birlikte elimizden geldiğince meyve çekirdeği gömelim, savuralım, fırlatalım…

Bu uygulama TEMA tarafından başlatıldı ve bilinçli toplum olarak bizlerin desteklerini bekliyor, Doğaya yardım etmek, gelecekte etrafımızı saracak beton ve gökdelenlerden alamayacağımız oksijeni karşılamak için bile bu çekirdeklerden çıkacak ağaçlara ihtiyacımız olacaktır.

Poşete koymadığınız her çekirdek için şimdiden teşekkürler…

Mayıs 20, 2010

Balkonda bahce denemeleri – 3 (Sezon Finali)

Iki bolumdur sizi heyecandan heyecana surukleyen, sonraki bolumde ne olacak acaba diye tirnak yedirten dizi filmimiz  Balkonda Bahce Denemeleri ‘nin sezon finalini yayinliyoruz bugun. Biliyorum hepiniz bir hayal kirikligi yasadiniz simdi ama yapimciyla anlasirsak onumuzdeki sezon devam etmeyi dusunuyoruz dizimize, hic merak buyurmayin. Son bolum biraz siddet ve gozyasi iceriyor, mumkunse cocuklara ve kalp sorunu olanlara izletmeyin.

Iyi seyirler…

Birkac haftadir balkon saksisinda duzenli olarak su ve gunese tabi tutulan sekilsiz turplar koklerinden sokulerek iskence odasina alinirlar…

Uzunca bir sure tazyikli ve soguk suyun altinda birakilan turplar, makus kaderleriyle yuzlesmeden once biraz kendilerine gelmek (kurumak da diyebiliriz) uzere, izbe ve karanlik bir kosede bekletilirler…

Artik onlar icin geri donusu olmayan bir yolculuk baslamistir. Keskin bicagin vucutlarini birden fazla parcaya ayirmak icin arka arkaya inen aci darbelerine karsi gelemezler…

Ve maalesef… Patates salatasina alelade bir cesni olup, kutur kutur yenmektir onlari bekleyen dramatik ama bir o kadar da lezziz gercek… Bu sefer kotu kadin kazanmistir, cok mutludur. Ve kotu kotu bir kahkaha atar dudaginin kenarlarini pecetesiyle hafifce sildikten sonra… Bitti.

Etiketler: , , , , ,