Kasım 8, 2012

Haksizlik bu

Yok olmaz. Benden iyi bir blogger olmaz. Ben anladim bunu. Geri donus umudu baslikli bir yazi yazip uzerinden bir aydan fazla zaman gectikten sonra bloga ugrayandan iyi bir blogger olmaz – olamaaaz. Blogum yakinda ‘ben niye yazamiyorum’ icerikli yazilarla dolacak zaten. Isin trajik yani, her gun yazmasini ve yazmayi hic birakmamasini istedigim bloglar birbir kapanirken benim gibi kotu bir blogger inatla niye yazamadiginin elestirisini yapiyor.

Cok sevdigim iki Evren’in blogu (basit bir yasam ve Yavru Su) kapanmis ve ben bunun bile yeni farkina vardim. Benim zamanimin cizgi film karakterlerinden Calimero’nun da dedigi gibi ‘Ama haksizlik bu, oyle degil mi yaa?’

Ağustos 29, 2012

Geri donus umudu

Nerede okumustum ya da duymustum hatirlamiyorum ama biri ‘ blog sahibi olmamaktan daha kotusu blog sahibi olup da onu guncellememek’ demisti. Yazi eklemeyeceksen hic blog tutma daha iyi yani. Sanirim hakli.

Ben en son aylaaaaar once bir yazi ekleyip, unutmusum burayi. Aslinda unutmak da degil. Aklima hergun bir suru sey geliyor yazmak icin ama bir turlu bilgisayarin basina oturup yazamiyorum. Ben lisede de boyleydim. Kompozisyon odevlerimden cok iyi notlar alirken, kompozisyon sinavlarim berbat gecerdi. Yazi yazmak icin genis zaman lazim bana. Soyle bir dusunup, dusuncelerimi siraya koymam sonra onlari bir guzel sindirip kagida dokmem gerek. Gundelik hayati yaziya dokmenin neresi zor, sanki cok edebi eserler veriyomusum gibi bir de genis zaman istiyorum degil mi? Bazilari bilmem kac sayfalik roman bitiriyor benim uc satirlik blog yazimi yazdigim surede yahu 🙂

Neyse iste. Ben aslinda buralardayim. Bir ogul buyutmeye calisiyorum. Onunla birlikte ben de buyuyor ve cok sey ogreniyorum. Kuzum icin ayri bir blog actim. Dogumundan beri basimiza gelenleri oraya yazdim (o buyunce okusun diye). Biraz da bu yuzden madwort’u ihmal ettim.  Umarim bu bir geri donus yazisidir ve sadece oglumdan degil yasadigim baska seylerden, aklima gelen baska dusunceler ve yuregimde yer bulabilen baska duygulardan da bahsedebilirim size yakinda.

Mart 31, 2012

Son Dort Ay

Aslında bu yazının başlığı Son 1 ay (ya da en azından 2, 3)  olacaktı ama zaman öyle hızlı ve kontrol dışında akıyor ki, ben tek satır yazamadan dorduncu ayımız dolmuş bile. Gecen bu dort ay icinde en cok ilk ay zorlandım sanırım. Hastaneden eve gelisimizin ikinci  gunu sararmaya baslayan oglum tam 2,5 ay boyunca sari kaldi. Fizyolojik sariligin uzamali bir cesidiymis ve anne sutunden kaynaklaniyormus. Zavalli oglus daha ilk haftadan igneler ve idrar ornegi torbalariyla tanisti. Ben topuk kanindan korkarken, sarilik testleri icin hemsireler delik desik etti kuzunun ellerini. Damarlari henuz cok ince oldugundan her seferinde acili bir arama fasli oluyordu mutlaka. Aslinda bu kan alimlari bana bu konuda cok da dayaniksiz olmadigimi gosterdi. Babamiz ve anneannemiz korkudan bembeyaz kesilip o yuzunu cevirirken oglumuzu tutmak ve avutmak dogal olarak bana dusuyordu. Neyseki bilirubin seviyeleri riskli seviyelere yukselmeden ve hafif bir kilo kaybiyla ilk haftayi atlattik. Ama bilirubin vucuttan atilana kadar sari benizli bir bebek olduk.

Tabi oglumun basina gelenler sarilikla kalmadi. Cok hassas bir cildi oldugundan yenidoganlarda gorulebilecek cilt sorunlarinin cogunu biz de atlattik. Once yenidogan aknesi, sonra yuzde ergenlik sivilceleri, sonra basinda ve alninda konak ve en son olarak da atopik dermatitle (bebek egzemasi da deniyor) savasmak zorunda kaldik. Konak cesitli kremler ve zeytinyagi kurleriyle biraz da olsa azaldi ama dermatit hala devam ediyor. Hergun cilt bakimi yapiyoruz oglusun yuzune ve vucuduna. Mumkun oldugunca nemli tutmaya calisiyoruz vucudunu ve uyudugumuz odayi. Kasintilar, gece ozellikle, cok rahatsiz ediyor. Tirnaklarini ne kadar kisa tutmaya calissam da her sabah yeni bir tirmalama iziyle karsilasiyorum bu yuzden.

Emzirme dogumdan once en cok korktugum konuydu. Oyle hikayeler duydum ve okudum ki ‘ya benim de sutum gelmezse, gelir de yetmezse ya da goguslerim acidigi icin emzirmek istemezsem’ diye cok korktum. Ama neyse ki korktugum gibi olmadi. Sutum (burada tavsiyeleri icin Evren’e tesekkur etmeliyim) hemen geldi ve yetti. Doktorlar sarilik haftasi icin takviye mama vermemi tavsiye ettiler ama 2-3 kez verdikten sonra cok da gerekli olmadigini gorunce biraktim. Goguslerim baslarda yara oldu ve acidi dogal olarak ama oglumu emzirme istegim ve motivasyonum o acilari kolayca unutturdu. Simdilik sadece emziriyorum ve bir aksilik olmazsa oglum emmek istedigi surece de devam etmeyi dusunuyorum. Bir de su ‘bebeginizi artik uc saatte bir emzirin’ diyenlere de sinir oluyorum. Ben oglum ne zaman isterse vermeye calisiyorum.

Uyku konusuna hic girmek istemiyorum. Her kafadan farkli ses cikiyor. Insanin akli karisiyor. Bizimse aliskanliklarimiz surekli degisiyor. Bir duzene girer mi yoksa daha da mi karisir bilemiyorum ama her bebekle oldugu gibi bizim de sorunlarimiz var ve olacak eminim. Sanirim en iyisi bunu bastan kabullenmek. Zaten kabullenemiyeceksem cocuk sahibi olmanin anlami nedir ki?

Dort ay boyunca hemen her bebegin gecmek zorunda oldugu yollardan gecti, bize pek cok farkli duyguyu yasatti minik oglumuz. İlk aglama, ilk bakis,  ilk gulus ve ilk anlamli tepkisini gormek cok keyifliydi. Bu son ay farkindaligi da iyice artti. Cevresiyle daha cok ilgilenmeye basladi. Surekli gezmek istiyor evin icinde. Hatta gitmek ya da kalmak istedigi yer konusunda hafif aglamalarla ve elleriyle beni yonlendiriyor. Her gun gordugu seylere daha yeni gormus gibi merakla bakiyor, hepsini ellemek ve tabiki tatmak istiyor. Cigliklar ve kahkahalar son haddinde. Gunun belirli saatlerinde olur olmaz herseye birlikte guluyoruz. Bazen benim soyledigim ya da yaptigim cok alakasiz birseye kendiliginden gulmeye basliyor bazen de ben ne kadar ugrassam da guldurmek icin o hic istifini bozmadan ciddi bir yuz ifadesiyle ‘ne oldu bir sey mi var’ der gibi bana bakiyor. Kisaca bana ‘hic ugrasma, patron benim’ diyor. Esyalari (sacimi) tutup kendine cekmeye basladi. Artik o kucagimdayken su icmek cok zorlasti. Benim anne oldugumu anlamaya basladigi icin gozu surekli uzerimde. En cok da emzirirken birbirimize uzun uzun bakismalarimiza bayiliyorum.

Not: Az once yukarda yazdiklarimi okudum da  farkli zamanlarda yazdigim icin paragraflarin ayri tellerden caldiklarini fark ettim. Dilbilgisi ve anlam bozukluklari da var ama siz ne demek istedigimi anladiniz degil mi?